
“Allah, Resul’üne nasıl sahip çıkıyor! Her bir ayet ‘Bu Hak Kitap’tır ve O, Hak Peygamber’dir’ dedirtiyor insana (tabii anlayana).
Ayak İzinden Parmak İzine
Parmak izinin farklı oluşunun ilk keşfi 1824’te Thomas Bewick tarafından yapılmışken; Allah Resulü’nün Kur’an-ı Kerim’de, yaklaşık 1200 yıl önce Kıyâme Suresi’nde haber verdiği parmak izi ancak o zaman keşfedilebilmiştir.
Yâsin Suresi, 78. Ayet: “Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: ‘Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?’ diyor.” (Cahiller!)
Yâsin Suresi, 79. Ayet: “De ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir.”
Kıyâme Suresi, 3. Ayet: “İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanır?”
Kıyâme Suresi, 4. Ayet: “Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.”
Türkiye’de ise parmak izi çalışmaları, Macar asıllı Yusuf Cemil tarafından ancak 1910 yılında başlatılabilmiştir.
Son yüzyıllarda teknoloji gelişim gösterdikçe, parmak izinin M.Ö. 5000 yıllarına kadar farklı şekillerde kullanıldığı tespit edilmeye başlanmıştır. 1939 yılında Britanya Yarımadası açıklarında, Neolitik devirden kalma (M.Ö. 5000) dolmenlerin üzerindeki resimlerde bu izler görülmektedir. Ayrıca Amerika’da, Nova Scotia’da Kızılderililer de el figürleri ve parmak izleriyle ilgilenmişlerdir.
Yine M.Ö. 1750’li yıllarda Babilliler de farklı figürler kullanmıştır. Yine M.Ö. 600’lerde Çinlilerin, özellikle sahtecilik olaylarını önlemek amacıyla parmak izlerini kullandıklarına dair tarihi vesikalar vardır.
M.Ö. 1792-1750 yılları arasında Babil Krallığı’nın Hammurabi dönemine ait, Aylmer tarafından yapılan çalışmalar sonucunda bu döneme ait parmak izi resimleri bulunmuştur. Ve yine keşfedilmeyi bekleyen daha nicelerine ulaşılacaktır!
Mehmet Çuhadar
